|
|

ASTİLBE'LER
Taşkırangiller familyasındandır.
Anayurdu kesin olarak bilinmeyen ve Eski
Yunanca'daki 'parlak olmayan' sözcüğünü
bilimsel adında taşıyan bitki cinsinin
30 kadar doğal türü, Asya ve Kuzey
Amerika anakaralarında yetişmektedir.
Bunlar, 2075 cm. kadar boylanabilen çok
yıllık dayanıklı çalımsı ya da
çalılardır. Sürgünleri dikine gelişen bu
türlerin 35 yaprakçıktan oluşan bileşik
yeşil yapraklarının kenarları ince
dişlidir. Bu yapraklar sonbaharda meşe
ve akça ağaçlarla aynı zamanda sararıp
bronz renge dönüşürler. Astilbelerin
yüzlerce minik çiçeği, kuştüyünden
oluşmuşa benzeyen hoş başakları meydana
getirir. Bu başaklar, bitkinin bilimsel
adını yadsıtmayan şekilde parlak değil
mat olup renkleri kırmızı, kızıl, pembe,
şarabi, leylak ya da beyazdır. Astilbe
bitkileri çiçek bahçelerindeki gölgelik
köşelerde, ağaç altlarında ve duvar diplerinde,
35'lik gruplar halinde yetiştirilerek
bordürlerde ve yaya yolları boyunca
güzel dururlar. Çiçekleri tam açmadan
önce kesilirse, uzun süre dayanan makbul
kesme çiçeklerden sayılır ve ayrıca
kurutulup çiçek düzenlemelerinde
kullanırlar.
İstekleri ve
Üretimi
Astilbeler gölgelik ve serin ortamları,
her türden gübreyle içeriği
zenginleştirilmiş kum ile kil karışımı
bitek, derin ve nemli toprakları sever.
Yaz mevsiminde havalar çok sıcak ve
kurak ise, bol bol sulanmaları gerekir.
Astilbe bitkileri tohumlarıyla ya da
kökünden bölünerek çoğaltılır.
Tohumları, ilkbahar ya da sonbaharda
doğrudan doğruya bahçedeki yerlerine ve
3040'ar cm. aralıklarla ekilir.
İstenirse solmuş çiçekleri bahçedeki
toprağa bırakılarak dökülen tohumlarıyla
bitki orada çoğaltılabilir. Astilbe
bitkilerinin, üç yılda bir kökünden
bölünerek ayrı ayrı yerlere ekilmesi de
gerçekten iyi sonuçlar vermektedir. |