|
|

ASTER
YILDIZ ÇİÇEĞİ
Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen ve Eski Yunanca'da 'yıldız'
anlamına gelen Aster sözcüğünü bilimsel
adında taşıyan bitki cinsinin Asya,
Avrupa, Afrika ve Amerika anakaralarında
yetişen 300-500 dolayında türü bulunduğu
ÖNE sürülmektedir. Bunlar, 25-120 cm.
boy-bilen çok yıllık dayanıklı otsu
bitkilerdir. Dikine uzayan sürgünlerinin
üzerinde almaşık dizili, gri-yeşil
renkli ve mızrak birimli yaprakları
vardır. Yaz ortalarında başlayıp
sonbahar mevsiminin ortalarına kadar
açan yıldız biçimli bileşik
çiçeklerinde, çevredeki çiçekleri mavi,
lavanta mavisi, mor, şarabi pembe ve
beyaz renklerde; ortadaki tütsü
çiçekleri ise altın rengi olur. Aster
yıldız çiçeği, bahçelerdeki çiçek
tarhlarında çok güzel durur ve makbul
kesme çiçeklerden sayılır. kenarları
ince dişli yaprakları vardır. En hafif
çiy, kırağı ve yağmur damlası
yaprakların üzerinde kalıp parıldar.
Mayıs ayında açmaya başlayan saman rengi
küçük çiçeklerden oluşan
yoğun çiçek salkımları, bitkinin
tepesinde yaz boyunca açık kalır.
Aslanpençesi bitkisi, bahçelerde
toprağını yüzeyini örtüp kaplamak üzere
yeğlenip yetiştirildiğinde çok dekoratif
bir görüntü sağlar.
İstekleri ve
Üretimi
Aster yıldızçiçeği bol güneşli ortamları
sever: ancak hafif gölgelik yerlerde
bile iyi gelişir. Bitkinin yeğlediği
toprak tipi, iyi yanmış çiftlik (ahır)
gübresi ve kompozit ile organik madde
yönünden zenginleştirilmiş bitek. nemli,
kum ile kil karışımı gevşek
topraklardır. Aster yıldızçiçeğinin
tohumuyla üretiminde, bitkinin tohumları
ilkbahar mevsiminde, bodur türler 30'ar
cm. ve yüksek boylu türler 60'ar cm.
aralıklarla ekilir. Kökleri zamanla
hasırlaştığından bitkinin üç yılda bir
kökünden bölünmesi gereklidir. Bu bölme
işlemi de ilkbaharda yapılır ve kökün
çürüyen ortadaki parçaları çıkarılır,
çevresindeki kökler yeni bitkilerin
dikiminde kullanılır ve bitki böylece
çoğaltılabilir. Çok yıllık çiçek
bahçelerinin vazgeçilmez çiçeği, üretimi
ve bakımı kolay bir bitki olan Aster
yıldızçiçeği, sıcak ve kurak havalarda
bolca sulanmalı, toprağı kesinlikle kuru
bırakılmamalıdır. |